A'dan Z'ye Onkoloji Terimleri - 50+ Terim
Kanser cerrahisi sonrası, vücutta kalmış olabilecek mikroskobik kanser hücrelerini yok etmek ve hastalığın nüks etme riskini azaltmak amacıyla uygulanan koruyucu tedavi.
Kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan belirli molekülleri hedef alarak etki gösteren ilaçlar. Sağlıklı hücrelere daha az zarar verirler.
Kanda hemoglobin veya kırmızı kan hücresi eksikliği. Kanser tedavisi sırasında sık görülür ve yorgunluk, halsizlik belirtilerine neden olur.
Bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve yabancı maddeleri tanıyıp bağlanan proteinler. Monoklonal antikorlar kanser tedavisinde kullanılır.
Kanserli olmayan tümör. Bu tümörler çevre dokulara yayılmaz ve genellikle hayati tehlike oluşturmazlar.
Şüpheli dokudan mikroskop altında incelenmek üzere parça alınması işlemi. Kesin kanser tanısı için gereklidir.
Kalıtsal meme ve over kanseri riskini artıran gen mutasyonları. Bu genlerde mutasyon taşıyan kişilerde kanser riski önemli ölçüde artar.
Radyoaktif kaynağın doğrudan tümörün içine veya yakınına yerleştirildiği bir radyoterapi türü. İç ışınlama olarak da bilinir.
Özellikle over kanserinde yükselen bir tümör belirteci. Tedavi yanıtını ve hastalık takibini değerlendirmek için kullanılır.
Kolorektal kanser başta olmak üzere bazı kanserlerde yükselebilen bir tümör belirteci.
Kanda dolaşan tümör kaynaklı DNA parçaları. Sıvı biyopsi ile tespit edilir ve tümör genetiği hakkında bilgi verir.
Kanserin vücuttaki yayılma derecesini gösteren sınıflandırma sistemi. Genellikle 1-4 arası evrelenir; evre 1 erken, evre 4 ileri hastalığı gösterir.
Cerrahi olarak bir doku veya organın çıkarılması işlemi.
Kanser hücrelerinin normal hücrelere ne kadar benzediğini gösteren histolojik sınıflandırma. Yüksek grade daha agresif tümörü gösterir.
Kalıtsal kanser riskini belirlemek için yapılan DNA analizleri. BRCA, Lynch sendromu gibi mutasyonları tespit eder.
Bazı meme kanserlerinde aşırı bulunan bir protein. HER2 pozitif kanserlerde hedefe yönelik tedaviler (trastuzumab gibi) kullanılabilir.
Hormonlara duyarlı kanserlerde (meme, prostat) hormon üretimini veya etkisini engelleyen tedavi yöntemi.
İleri evre hastalarda yaşam kalitesini artırmaya yönelik palyatif bakım hizmeti.
Bağışıklık sistemini güçlendirerek veya yönlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan tedavi yöntemi. Checkpoint inhibitörleri bu gruba girer.
İlaçların damar yoluyla yavaş yavaş verilmesi işlemi. Kemoterapi genellikle infüzyon şeklinde uygulanır.
Henüz çevre dokulara yayılmamış, yerinde duran erken evre kanser. Tedavi edildiğinde tam iyileşme şansı çok yüksektir.
Kanser hücrelerini öldürmek veya büyümelerini durdurmak için kullanılan ilaç tedavisi. Hızlı bölünen hücreleri hedef alır.
Epitel dokulardan (deri, iç organların iç yüzeyi) kaynaklanan kanser türü. Kanserlerin büyük çoğunluğu karsinomdur.
Kemoterapi protokolünde belirli aralıklarla uygulanan tedavi döngüsü. Örneğin "6 kür kemoterapi" 6 tedavi döngüsü anlamına gelir.
Bağışıklık sisteminin parçası olan küçük bezler. Kanser sıklıkla lenf nodlarına yayılır ve bu durum evrelemeyi etkiler.
Kan ve kemik iliğinin kanseri. Beyaz kan hücrelerinin kontrolsüz üretimi ile karakterizedir.
Kalıtsal kolorektal, endometrium ve diğer kanser riskini artıran genetik durum. DNA onarım genlerindeki mutasyonlardan kaynaklanır.
Kanserli tümör. Kontrolsüz büyüyebilen ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilen (metastaz yapabilen) kitle.
Kanserin başladığı organdan vücudun başka bir bölgesine yayılması durumu. En sık karaciğer, akciğer, kemik ve beyne metastaz görülür.
Laboratuvarda üretilen ve kanser hücrelerindeki belirli hedeflere bağlanan antikor türü. Trastuzumab, bevacizumab örneklerdir.
Manyetik alan ve radyo dalgaları kullanarak vücudun detaylı görüntülerini oluşturan tanı yöntemi.
Ameliyat öncesi tümörü küçültmek ve cerrahiyi kolaylaştırmak amacıyla uygulanan tedavi.
Kanda nötrofil (bir tür beyaz kan hücresi) sayısının düşmesi. Kemoterapi yan etkisi olarak sık görülür ve enfeksiyon riskini artırır.
Tedavi sonrası kanserin yeniden ortaya çıkması. Lokal (aynı bölge) veya uzak (metastatik) olabilir.
Kanser tanı ve tedavisi ile ilgilenen tıp dalı. Tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve cerrahi onkoloji alt dallarını kapsar.
Kanser tedavisi konusunda uzmanlaşmış hekim. Tıbbi onkolog ilaç tedavilerini, radyasyon onkoloğu ışın tedavilerini yönetir.
Hastalığı iyileştirmekten ziyade belirtileri kontrol altına almayı ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan tedavi yaklaşımı.
Pozitron emisyon tomografisi ve bilgisayarlı tomografinin birleşimi. Kanser hücrelerinin metabolik aktivitesini ve yerini gösterir.
Göğüs bölgesine deri altına yerleştirilen, kemoterapi ve kan alımı için kullanılan kalıcı damar erişim cihazı.
Hastalığın muhtemel seyri ve sonucu hakkındaki tahmin. Evre, grade ve tümör özellikleri prognoza etki eder.
Yüksek enerjili X-ışınları veya diğer radyasyon türlerini kullanarak kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlayan tedavi yöntemi.
Kanser belirtilerinin ve bulgularının tamamen (tam remisyon) veya kısmen (kısmi remisyon) kaybolması durumu.
Tümörün veya organın bir bölümünün cerrahi olarak çıkarılması.
Kemik, kas, yağ dokusu gibi bağ dokulardan kaynaklanan nadir kanser türleri.
Tümörden lenf sıvısının ilk aktığı lenf nodu. Meme kanserinde kanser yayılımını değerlendirmek için biyopsi yapılır.
Kandan tümör DNA'sı, hücreleri veya diğer biyobelirteçleri tespit eden minimal invaziv test yöntemi.
Kanseri evrelemek için kullanılan uluslararası sistem. T: Tümör boyutu, N: Lenf nodu tutulumu, M: Metastaz durumu.
Anormal hücre büyümesi sonucu oluşan kitle. İyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign/kanser) olabilir.
Kanda veya dokularda ölçülebilen ve kanser varlığını veya tedavi yanıtını gösteren maddeler (CA-125, CEA, PSA vb.).
Tedavinin istenmeyen etkileri. Kemoterapi bulantı, saç dökülmesi, yorgunluk gibi yan etkilere neden olabilir.
Fiziksel sağlık, psikolojik durum ve sosyal işlevselliği kapsayan genel iyilik hali. Kanser tedavisinde önemli bir hedef.